28 Şubat 2015 Cumartesi

Kocamın Yapamadığını Enişteme Yaptırdım!


Kocamın Yapamadığını Enişteme Yaptırdım!

Beş yıllık evli bir kadınım. Bir alışveriş merkezinde çalışıyorum. Kocam da bir fabrikada 3 vardiya çalışıyor. Genelde çalışma saatlerimiz uyuşmuyor, ben çalışırken o uyuyor, o çalışırken ben evde oluyorum. Dolayısıyla düzenli bir seks yaşantımız yok. Üstüne bir de kocamın işinin aşırı ağır olması nedeniyle ayda ya üç, ya dört defa seks yapıyoruz, o da beş altı dakika sürüyor.
İşyerinde büyük çoğunluk kadın. Sürekli bir şamata, bir gırgır ortamı var. Bütün kadınlar şakayla karışık kocalarıyla, sevgilileriyle yaşadıkları özel şeyleri üstü kapalı da olsa anlatıyorlar. Gece kaç posta yapmışlar, kaç saat sürmüş, adam nasıl yormuş yatakta, nasıl yalamış, kaç değişik pozisyonda yaparlarmış…
Ben ise bunların hiç birini yaşamadım. Benim öküz kocam, benim daha amım sulanmadan yarı kalkık sikini amıma sokar, sanki arkasından kovalayan varmış gibi siker ve içime boşalır, ben birşey anlamadan döner götünü horlamaya başlar. Bir gün yine boynunda morluklarla gelen arkadaşlardan biriyle dalga geçip gece kocasının neler yaptığını ağzından alıp kahkahalarla gülüyorlardı.
Kadınlardan biri bana,
“Sen hiç seksten bahsetmiyorsun, senin seks hayatın yok mu, yoksa utanıyor musun?” diye sordu. Diğer iş arkadaşım, samimi konuştuğum Emine de ona destek verdi,
“Kız kimden utanıyorsun?” dedi. Ben de,
“Kadın kadınayız, kimseden utanmıyorum, ama bence siz abartıyorsunuz!” dedim. Emine,
“Ne abartması kızım, yoksa kocan seninle fazla ilgilenmiyor mu?” diye sordu. Ben de,
“Yok canım, ne alaka?” dedim. İçimden (daha sizin anlattığınız gibi hiç yapmadık) demek geldi ama söyleyemedim. O gün paydostan sonra Emine,
“Gel seninle alışverişe gidelim, hem de bir yerde oturur, biraz sohbet ederiz!” dedi, ben de kabul ettim. Kocam öğlen vardiyasında idi ve saat 22:00’de paydos edecekti, eve gelmesi 23:00’ü bulurdu, gelince de duş bile yapmadan kendini yatağa atardı, yani benim eve biraz gecikmemde bir sakınca yoktu. Birkaç mağazayı gezip biraz yorulduk, sonra bir kafeye gidip oturduk.
Emineyle kahve içip sohbet ederken, kafeye tesadüfen eniştem Hasan da bir arkadaşı ile geldi. Selamlaşıp kısaca hal hatır sorduktan başka bir masaya oturdular, biz Emine ile kendi masamızda sohbete devam ettik. Daha sonra eniştemle arkadaşı kahvelerini içip kalkıp gittiler. Onlar gidince Emine bana,
“Kız hakiki enişten mi, yoksa sadece bir tanıdık mı?” dedi. Ben de,
“Ablamın kocası, yani hakiki eniştem, neden sordun ki?” dedim.
“Kız, enişten yakışıklıymış, benim eniştem olsaydı ona verirdim!”  dedi gülerek.
“Emine sana bir şey soracağım, ama kızmayacaksın!” dedim. O da,
“Sor kız!” dedi.
“Gerçekten, hiç kocanı aldattın mı?” dedim. Emine de,
“Şaka mı yapıyorsun, aldattım tabi! Bak, kocamı her aldattığımda boynuzu büyüseydi, şu kapıdan geçemezdi!” dedi. Ben de,
“Nasıl başladı?” dedim. Kocasının kendisini dövdüğünü, o da kocasından intikam almak için başkasına kendisini siktirdiğini, ama ondan sonra yabancı yarağın tadını aldığını, onun için şimdi her fırsatta başka erkeklerle sikiştiğini, hatta şimdi kocasının karşısında amının değer bile kazandığını, başka erkeklerle yatmadan önce kocasının amını hiç yalamadığını, ama şimdi kocasının onu sikmeden önce en az yarım saat amını yaladığını söyledi.
“Peki ya kocan kendisini aldattığını fark etmiyor mu?” dediğimde güldü,
“Kızım amcığımda sayaç takılı değil ki, nasıl fark etsin? Fakat dikkat edeceksin, sikişirken bazı erkekler köpek gibi ısırıyor, boynunu boğazını morartıyor, işte o zaman sorun olabilir!” dedi.
Vakit geç olmuştu, eve gitme zamanı gelmişti. Metro ile eve giderken Eminenin dediklerini kafamdan geçiriyordum. Beş senelik evliyim, kocam daha hiç amımı yalamadı. Bazen siki kalkması için ağzıma verir, o zaman amımı eller, ama hepsi o kadar.
Metroda giderken içerideki erkekleri gözden geçiriyordum, hepsi işten geliyordu, hepsi yorgun argındı, hallerinden belli oluyordu. O erkeklerin seks hayatlarının acaba nasıl olduğunu kafamda canlandırmaya çalışırken, birden yanımda ayakta duran eniştemi fark ettim, yüzüme bakıp gülümsedi ve
“Ne o baldız, dalmış gitmişsin, nerelerdesin, dünyaya geri gel!”  gel dedi, gülüştük.
Metro iş çıkış saati olduğundan iyice kalabalıklaşmış, insanlar birbirini ezer olmuştu. Korumak için kolumdan tutup kendine çekti. Bir eliyle tutunurken, diğer koluyla belimi çevrelemiş, kendine yapıştırmıştı. Bütün bedenimle ona yaslanmış vaziyette yolculuk yapıyordum. Çok geçmedi, kaçınılmaz olarak kalçamda onun sertliğini hissettim.
Kıyafetli sex
Kaçacak, çekilecek yerim yoktu. İster istemez o şekilde devam ettik. Her sarsıntıda, her kıpırdanmamızda o sertlik kalçalarıma sürtünüp duruyordu. İçim kıpır kıpırdı. Yüzüm kızarmaya, kasıklarım alev alev yanmaya başlamıştı.  Eniştemle bugün tesadüfen ikinci kez karşılaşmamızdı. İster istemez iş arkadaşım Eminenin, (Eniştene verirdim) lafı geldi aklıma, kafam karışıktı. Her şeye boş verdim, gözlerimi kapayıp o anın tadını çıkarmaya karar verdim. Eniştem, sertliğini kalçama iyice bastırarak kulağıma eğildi,
“Pastanede o yanındaki kadın kimdi?” diye sordu. Dudağı kulak mememe değiyor, ılık nefesi boynumda, içimi ürpertiyordu. Zorlukla kendimi toparlayıp cevap verdim,
“İş arkadaşım enişte… Neden sordun? Yoksa aklından yaramaz bir şeyler mi geçiyor?” dedim.
“Yok, öylesine sordum sadece… Bu arada, kocanın senin paydostan sonra o kafeye gittiğinden haberi var mı?”  Bunu neden sorduğunu anlayamamıştım,
“Bir bayan iş arkadaşımla kafeye gitmemde ne var ki enişte?” dedim. Eniştem yine sırıtarak,
“Galiba bilmiyorsun baldız, ama o kafeye sikişecek erkek arayan evli kadınlar gelir hep! Nam yapmıştır…” dediğinde çok şaşırdım.
“Valla bilmiyordum enişte! Aman gözünü seveyim kocam duymasın, yoksa dırdırından geçilmez!” dedim.
“Merak etme baldız… Benim ağzım sıkıdır, kimseye söylemem!” dedi.
“Peki, sen ne arıyordun orada enişte?” diye muzip muzip gülerek sordum.
“Anlamışsındır ne aradığımı baldız… Söyletme beni işte…”
“Ne yani, ablam yetmiyor mu sana?”
“Yetseydi o kafelerde aranmazdım, ablanın yanında olurdum. Ama bugün karşıma sen çıktın. Artık aramam…”
Kafam iyice karışmıştı.  Anlaşılan eniştem de o pastanede sikecek karı arıyordu. İyi ama, neden artık aramam demişti? Yoksa…?
Bu arada ineceğimiz durağa gelmiştik. İstemeye istemeye ayrıldım eniştemin sıcak vücudundan, indik.  Aynı apartmanda altlı üstlü oturuyorduk ablamlarla… Kısa bir yürüyüşten sonra eve gelmiştik. Asansöre bindik, kapı kapanıp bir iki kat çıkınca, eniştem asansörü durdurup birden beni kendine çekti ve dudaklarıma yapıştı!
Asansörde Sex
O anda her şeyi unuttum, aklımdan silindi gitti. Eniştemin kollarında kendimi kaybettim. Ben de ona karşılık verdim. Sanki ikimiz de birbirimize susamıştık, sanki dillerimiz birbiri ile kara kucak güreşiyordu. Eniştem elini eteğimin altına sokup amcığımı avuçlayarak tuttu ve
“Gül, bitiyorum sana, bana bir kere versen dünyalar benim olur!” dedi. Ben de,
“Oh eniştem… Sen zemin hazırla… Ne zaman, nerede istersen sana veririm enişte… Sana ablam yetmiyor, beni de bacanağın ihmal ediyor. Amcığım yanıyor enişte… Dayanacak halim kalmadı. Söndür ateşimi…” dedim. Eniştem sevinçle asansörün düğmesine bastı, yukarı çıktık, hiçbir şey olmamış gibi evlerimize gittik. Yaklaşık bir saat sonra eniştem aradı,
“Yarın işten erken çıkabilir misin?” dedi.
“Çıkarım, neden ki?” dedim. Eniştem de,
“Ablan yarın işten çıkınca arkadaşları ile kadınlar gününe gidecekmiş. Senin kocan da öğle vardiyasında, çocuklar okuldayken buluşur, sevişiriz. Bu gece senin hayalinle ablanın amına koyacağım!” dedi. Ben de,
“Enişte, istersen yarın işe hiç gitmem. Ablam nasılsa benden önce çıkıyor evden… Ben de işe gidiyormuşum gibi evden çıkar, direkt senin yanına gelirim!” dedim.
“Oh, gerçekten yapar mısın baldız?” dedi.
“Yaparım eniştem!” dedim,  “Senin için her şeyi yaparım. Yeter ki ateşimi söndür sen…” telefonu kapadık. Emine’ye telefon açıp yarın işe gelemeyeceğimi söyledim. Emine de,
“Hayırdır kız, ne oldu?” diye sordu. Ben de gülerek,
“Anlatırım ama şimdi olmaz! Bir şey olursa beni idare et!”  dedim kapadım.
Sonra banyoya girip vücudumdaki bütün kılları ağa ile temizledim, ertesi güne hazırlandım. Kocam geceyarısı eve geldiğinde yine her zamanki gibi yaptı, üstünü çıkarıp pijamasını giyip doğru yatağa gitti ve daha iyi geceler demeden uyumaya başladı.
 
Kocamı ilk defa aldatacak olmamın ve eniştemle sevişecek olmamın heyecanıyla sabahı zor yaptım. Sabah olup işe gitme saatim gelince kalkıp giyindim ve kocamla vedalaştım. Ben evden çıkarken kocam oturma odasına geçip hemen televizyonun önüne oturdu. Evden çıkınca doğruca ablamların dairesine gittim.
Eniştemin üzerinde sadece boxer şortu vardı ve siki elinde beni bekliyordu. Dairenin kapısına geldiğim anda kapı aralandı. Ben daha içeri girer girmez dudaklarıma yumuldu. Daha koridorda beni soyarak sütyen külot bırakmıştı. Ayakta boynumu boğazımı öperken kulağıma,
“Bu gün dağıtıcam senin o kıllı amını baldız!” diyordu. Sütyenimi çıkarıp göğüslerimi uzunca bir süre yalayıp emdi. Sonra önümde çömelerek kilodumu da indirdi. Kaymak gibi kılsız amımı görünce, şaşkınlığını ve sevincini gizleyemeyerek,
“Oh yavrum… Kaymak gibi amcığın… Benim için mi kaymak yaptın amcığını baldız?” diye sordu.
“Tabii ki senin için enişte, o öküz kocama yapacak halim yok ya! Zaten yapsam da kıymetini bilmez!” dedim. Eniştem de,
“Haklısın baldız!” deyip kilodumu tamamen çıkardı ve beni kucaklayarak yatak odasına soktu…
Beni yatağa sırtüstü yatırıp bacaklarımı iki yana ayırdı ve amcığımı yalamaya başladı. Aman Tanrım, amımın yalanması müthiş zevk veriyordu. O an kocam olacak öküze çok kızdım, beni böyle bir zevkten senelerce mahrum ettiği için. Ama bu daha başlangıçtı, bundan sonra daha kaç kişiye amımı yalatıp siktirecektim. Artık bu kesindi, çünkü yaşadığım kadar daha yaşamayacaktım, onun için hayatımın geri kalanında zamanı iyi değerlendirmeli ve tadını çıkartmalıydım.
Enişte sex
Eniştem deli gibi amıma yalayıp emerken, o sırada sarsılarak orgazm oldum. Eniştem amımın sularını bile yalayıp yuttuktan sonra doğruldu, Boxerını çıkardı ve kazık gibi yarağını elinde tutarak başucuma geldi,
“Yalama sırası sende baldız!” diyerek yarağını ağzıma soktu.
Sakso işinde fazla tecrübem yoktu, ama eniştemin de yardımı ile çabuk öğrendim. Eniştem kafamı iki eli arasına almış, yarağını taa bademciklerime kadar sokup sokup çıkarıyordu. Uzun sürmedi, eniştem de ağzıma boşaldı ve hepsini yutmamı söyledi. O kadar çok döl aktı ki, hem de bu benim döl ilk yutmam olduğundan biraz midem bulandı. Fakat eniştem gururla,
“Bak bugün sen geleceksin diye akşam ablanı sikmedim, hepsini sana sakladım!”  dedi.
Bir iki dakika dinlenip tekrar sevişmeye başladık. Eniştemin eli benim amımda, benim elim onun sikinde öpüşüyorduk. Derken 69 olduk ve birbirimizi yalamaya başladık. Yarak yalarken amımın yalanmasını daha çok sevdim, fakat uzun sürmedi, amımın suları tekrar akıyordu. Eniştemin yarrağı da ağzımda kazık gibi olmuştu.
Sonunda heyecanla beklediğim an gelmişti, eniştem beni kucakladığı gibi yarrağına oturttu. Ohhh, amıma dibine kadar köklemişti. Kalçalarımı kıvırta kıvırta yarrağının üzerinde inip inip kalkıyordum. Eniştem göğüslerimi yoğururken, ben deli gibi zıplıyordum ve inlemelerime hakim olamıyordum. Eniştem göğüslerimi bırakıp götümü parmaklamaya başlayınca artık ben dayanamadım ve çığlık atarak orgazm oldum. Amımın suları çeşme gibi akıyordu, bitmiştim.
Orgasm
Fakat eniştem beni altına alıp sikmeye devam etti. Bacaklarımı omzuna alıp sikti, domaltıp sikti, bir saate yakın hemen hemen her pozisyonda sikti beni. Hatta bakire götümü bile yarağa alıştırdı. Eniştemle sikişirken anladım ki, sikişmek denilen şeyin kocam olacak öküzün yaptığı şeyle hiç alakası yokmuş!
Vakit öğlen olmuştu, kocam çoktan işe gitmiş olmalıydı. Eniştemin yarrağı götümde, 66 pozisyonunda uzanmış dinleniyorduk. Gözüm kapalı bir halde, götümdeki yarrağın ve eniştemin göğüslerimi okşayarak, ensemi, omuz başlarımı öpmesinin tadını çıkarıyordum ki, telefonum çaldı.
Arayan Emine idi. Şansa bak, kocam işe gidip kendini iyi hissetmeyince istirahat almış ve dönüşte benim işyerime uğramış, benimle görüşmek istemiş. Emine de kocama,
“Herhalde ara hastalığı veya grip salgını gibi bir şey var, karın da rahatsızlanıp az önce eve gitti!” demiş. Emine bana,
“Kız nerdesin, ne halt karıştırıyorsun bilmiyorum ama, hemen eve git, kocan eve geliyor!” dedi.
Telaşla apar topar giyinip hemen eve gittim, pijamalarımı giyip yatağa yattım, üstüme de birkaç battaniye örttüm, rahatsızmışım gibi. 10 dakika sonra kocam eve geldi. İşyerinde rahatsızlandığı için istirahata çıktığını söyleyip, benim neyimin olduğunu sordu. Yorgun olduğumu ve uyumak istediğimi söyledim. Gerçekten de eniştemle sikişmek yormuştu beni. Kocam da pijamalarını giydi hemen yattı…
Gece yarısından sonra uykumuzu almış halde uyandık. Oturma odasına geçip TV izlemeye başladık. Kocam uydu kanallarını gezerken bir şifreli kanalda takılıp kaldı, porno film oynuyordu. Filmde adamlardan biri kadının amını büyük bir iştahla yalıyordu, diğeri de kadının götünü sikiyordu. Kocama,
“Bak adam kadının amını ne güzel yalıyor, beş senelik evliyiz sen benimkini hiç yalamadın!” dedim. Kocam,
“Yalamamı ister misin?” dedi.
“Neden istemiyeyim, isterim tabi! Ben senin sikini defalarca yaladım, sen neden benim amımı hiç yalamıyorsun!” diye sitemde bulundum.
Kocamın kendini suçlu hissettiği belli oluyordu. Önümde diz çöküp pijamamın altını kilodumla birlikte çekti çıkardı. Bir şey fark edecek diye çok korkuyordum. Bacaklarımı ayırıp amcığıma baktı ve
“Kız bu amcığı kime hazırladın, kaymak gibi yapmışsın!” dedi. Gülümseyerek,
“Sana hazırladım koçum, iyi yaparsan senden başka kimseye vermem, ama iyi yapmazsan seni boynuzlarım!”  dedim. Bunu nasıl söylediğime kendim de şaşırmıştım. Ama asıl şaşırdığım öküz kocamın tepkisi oldu,
“Güldürme beni! Sen mi boynuzlayacaksın? Ulan kim napsın seni? Benden başka kim siker seni?” dedi ve amcığımı yalamaya başladı.
Kocamın bu lafına çok bozulmuştum, içimden (Kim mi siker beni? Bacanağının siktiği amı yalıyorsun pezevenk!) demek geçti, ama sesimi çıkarmadım…
Kocam belli ki ilk olarak am yalamıyordu, kim bilir kaç orospunun amını yalamıştı bu ana kadar. Neyse, kocam eniştemin siktiği amımı 15-20 dakika kadar yaladıktan sonra TV’yi kapatıp tekrar yatak odasına geçtik ve orada devam ettik, ben de kocamın sikini yaladım ve sikişmeye başladık. Bir ara kocam beni köpekleme çevirip sikini arkadan amıma soktu, hem amımı sikiyor hem de götümü parmaklıyordu. Amım tam kıvamına gelmişti, fakat orgazm olmama ramak kalmışken birden durdu, sikini amımdan çıkarıp üzerime eğildi ve kulağıma,
“Götünü sikmemi de ister misin karıcığım?” diye sordu.
Tüm konsantrem bozulmuştu, sinirden cevap bile vermedim. Niyeti belliydi, ne desem götümden sikecekti. Götümü biraz tükürükleyip sikini dayadı. Siki enişteminkinden küçük olduğundan hemen köküne kadar soktu. Ben tabii kocam anlamasın diye,
“Ahh, çok acıdı!” diye yalandan nağme yaptım. Kocamsa,
“İlk defa olduğundan acıması normaldir karıcığım!” diyerek götüme iki üç kez gidip geldikten sonra böğürerek, halen eniştemin döllerinin bulunduğu götümün içine boşaldı…
Kocam sonra her zamanki öküzlüğünü yaptı, beni piç gibi bırakıp, pijamasını giydi ve arkasını dönüp uyudu. Benim orgazm olup olmadığım umurunda bile değildi. Zaten ne zaman umurunda oldu ki? Ama bundan sonra ben yapacağımı biliyorum. Öküzümün boynuzlarını parlatıcam bundan sonra…

İktidarsız Amcamın Eşini Ben Sikiyorum!

İktidarsız Amcamın Eşini Ben Sikiyorum!
Merhaba. Adım Ercan. Ben bir doktorum (Genel Cerrah). 53 yaşındayım, ama cinsel arzularım ve performansım hala çok iyi, haftada en az 12-14 kere boşalırım. Maalesef eşimde tık yok. O zaten pek sevmez sikişmeyi. Son 4 yıldır hiç vermemeye başladı, hatta yatağını da ayırdı. Ama benim cinsel arzularım devam ettiği için, ya başkalarıyla birlikte oluyor, ya da çok azgınsam ve o anda sikecek am bulamazsam 31 çekiyorum, ama her gün boşalıyorum.
Mesleğim gereği sık sık kongre v.s. nedeniyle ya da başka işlerden dolayı İstanbula giderim. Çoğu zaman otelde kalırım, ama arada sırada amcaoğlum var Altan, onlarda kalırım. Onu da eşini de çok severim. Altan 48 yaşında. Eşi Zeliha ise 38 yaşında, 1.60 boylarında, etine hafif dolgun, çok sevimli, cıvıl cıvıl, yüzü de çok güzel bir kadın. Bir çocukları var. Her neyse, son birkaç yıldır Altanda şeker hastalığı, arkasından impotans oluştu. Sürekli bu konuda dert yanar, çare arar ve doktor olduğumdan bana danışırdı. Ben de Ürologlara yönlendirdim. Ama nafile, çünkü olay organik olduğu için pek çözümü yok. Anladığım kadarıyla en az 2 yıldır Altanda tık yoktu. Açıkçası gidip gelirken ve onlarda kalırken hiç karısının durumunu aklıma getirmemiş, onun bu konuda mağdur olacağını düşünmemiştim. Hem onlar benim çok sevdiğim akrabalarımdı. Zeliha beni çok sever, ‘Ercan abi’ der, sevimli bir şekilde sarılırdı her zaman. Bazan onlarda sabahlardım. Ticaretle uğraşan Altan sabah erken kalkar işine giderdi. Biz de sonradan Zeliha ve çocuğuyla uyanır, kahvaltı eder, ben sonra işime ya da toplantıma giderdim.
Son olarak Haziran ortalarında onlarda kaldım. Akşamdan sevinçli bir karşılama, yemek sohbet muhabbet, derken odalarımıza çekildik yattık. Bu arada küçük çocukları da teyzelerine gitmiş 1 haftalığına. Sabah, hava sıcak olduğu için odaların kapısı açık, ben bir hıçkırma ve belli belirsiz bir iniltiyle uyandım. Bir daha uyuyamadım, kalktım üzerimde şort ve ince bir tişortle salona geçtim. Altan çoktan işe gitmişti. TV’yi açıp, sesini çok kısarak, izleyip, kahvaltıya kadar vakit geçirme düşüncesiyle öylesine izlemeye başladım. Bir 20 dakika sonra Zeliha geldi salona, saçı hafif dağınık, gözleri şişmiş, ama uykudan değil, belli ki ağlamış. Kısa bir gecelikle geldi, kanepede yanıma oturdu. Birbirimizi çok sevdiğimizden ve ters bir şey düşünmediğimizden, ya da en azından ben öyle düşünmediğimden, teklifsiz otururduk böyle. O anda da benim aklımdan en ufak bir şey geçmiyordu zaten, severdim Zelihayı...
“Sen birşeye mi üzüldün? Ağlamışsın!” diye sordum. Gözleri doldu yine. “Ercan abi, seni çok seviyorum, senden saklamayacağım, üstelik bir hekimsin, bu konuda içimi dökeceğim en uygun kişisin, çok büyük bir sorunumuz var. Altanda sertleşme problemi var, nerdeyse tam 2 yıldır hiç beraber olmadık. Doktora falan da gitti, hiç çözüm olmadı, cinsel uyarıcı hap kullandı, yine çözüm yok. Doktorlar sadece penis proteziyle olabilir dediler, Altan da hiç yanaşmıyor. Ben de onu kırmayayım diye bir şey demiyorum. Çaresiz...” dedi ve sözün burasında başını eğdi, yüzü kızardı ve yine bir hıçkırıkla gözlerinden yaşlar boşanmaya başladı, bir süre sessiz kaldıktan sonra sesinin tonunu alçaltarak, “Çaresiz kendimle oynuyorum, öyle tatmin oluyorum. Ama çok gerildim artık, çocuğuma olur olmaz bağırıyorum, etrafımdakileri kırıyorum. Kendimle oynamak yetmiyor artık bana!” diyerek bacaklarını gövdesine çekti, top gibi toparlandı, kedi yavrusu gibi göğsüme sokuldu, ağlamaya başladı. Başını boynumla sağ omzum arasına göğsüme gömdü...
Bu tabloda birden içimi aşırı bir acıma, şefkat ve koruma duyguları sardı. Küçük bir çocuk gibi ağlamasına dayanamadım ve sarılarak saçlarını tıpkı bir çocuğu sever gibi şefkatle okşamaya başladım ve “Merak etme, zamanla düzelir bazı şeyler...” gibi, kendimin de inanmadığı bazı sözler geveleyerek teselliye çalıştım. O ara başını hafifçe kaldırdı aşağıdan yüzüme baktı. Çok masum, çaresiz, utanmış ve arzu karışımı, yaşlı gözlerdeki bu bakışa dayanamadım, sağ elimin başparmağıyla gözlerindeki yaşları birer birer sildim. Sessiz sessiz ağlamaya devam etti. O kadar acıma ve şefkat doluydum ki, bu güzel gözler karşısında, dayanamadım dudaklarımı iki yanağına da hafifçe dokundurarak, yaşları tekrar sildim dudaklarımla ve halen aklımda bir şey olmadan sıkı sıkıya sarıldım, “Geçecek, merak etme!” diyebildim.
O arada başını hafifçe yine kaldırdı. Ama bana bakışları değişmişti sanki. Nefes alışı hızlanmış, göğsü sık sık inip kalkmaya başlamıştı. Bunu farkettiğimde dikkatimi çekti, dekoltesi fazlaydı ve iri memelerinin çatalı ve dekolteden taşan iri yuvarlaklara başka bir gözle bakmış, ama hemen toparlanmak istemiştim. O ise, “Teselli etmeye çalıştığın için teşekkür ederim.” dedi ve sağ kulağım ve boynum çenem altına gömdü başını ve uzun bir öpücükle öptü, öylece kaldı bir süre. Sonra birden boynumu, çenemi ve yüzümü, sık sık ve defalarca çabuk çabuk öpmeye başladı. Memeleri daha hızlı inip kalkıyor ve onları göğsüme bastırıyordu. Çok sert, taş gibi olduklarını farkettim. Bende de birden duygular şefkatle arzu arasında karışım göstermeye başlamıştı. Öpmeler çoğaldı ve dudaklarıma da dokunmaya başladı. Daha da ileri giderek alt dudağımı kaptı ve hırsla emmeye, kendini bana daha çok bastırmaya başladı...
efsanehikayeler
Beynim (Ne oluyor?) diyordu, ama sikim bu soruya çoktan cevap vermişti bile. Zeliha da bunu anlamak ve şöyle bir yoklamak için şortumun üzerinden sikime dokundu ve sertliğinden, beynim değilse bile bedenimin cevapsız kalmadığını anladı. Beni yavaşça sırtüstü devirdi kanepeye, dudaklarımı somuruyordu artık. Dilini soktu ağzıma, önce dişlerimi yaladı, dişlerimin dibinde gezdirdi dilini, sonra hırsla ve açlıkla dişlerimi araladı, dilini dilimle buluşturdu ve dilimi yakalayıp emmeye, şiddetle emmeye başladı. Bu arada elini şortumdan içeri kaydırmış, sikimi kavramıştı, sıkıp sıkıp bırakıyordu. Kendisi de üzerimde memeleriyle göğsümü ezerken, sıyrılmış kısa geceliğinin altından külotlu amını bacağıma şiddetle bastırıp sürtüyor, bu arada sabah duyduğum iniltinin aynısıyla ıhlıyordu. Bacağım külotundan dışarı taşan ıslaklığıyla ıslanmıştı. Hırsla ve hızla tişörtümü sıyırdı, ben de başımı oynatarak yardım ettim çıkarıp attı. Boynuma, ordan göğsüme indi, öpüyor, yalıyor ve emiyordu. Meme uçlarıma geldi, ıhlayarak şap şap seslerle emiyor, ısırıyor ve yalıyordu. Ben de deli oldum, alttan sikimi bastırıyorum, o da amını sürtüyordu.
“Çıkart geceliğini!” dedim. Yine hırsla ve bir çırpıda geceliğini çıkarıp attı. Sütyen yoktu zaten. Tanrım, ne güzel memelerdi, hiç doğurmamış gibi, iri, sert ve uçları yukarı bakıyor. Başımın altına bir yastık koyarak sırtımın ve başımın hafif doğrulmasını sağladı ve memelerini ağzıma dayadı, “Em ne olursun!” dedi kısık inleyen sesle. “Em!” dedi. Yumuldum, memesinin ucunu vakumlayarak ağzıma alıyor, tüm gücümle emiyor, sadece meme ucunu değil, memesinden de büyükçe bir kısmı boğazıma kadar somuruyordum. Bu arada diğer taş gibi memeyi de elimle sıkıyor, yoğuruyordum. Sonra ağzımdan çıkarıp, bu kez diğer memeyi aynen vakumluyordum. İnlemeleri kısa kısa, ama çok isterik çığlıklara dönmüştü artık. “Ercan abi abim benim... Ne olur 2 yıllık hasretimi dindir, açlığımı gider, doyur beni ne olur, ne olur!” diye inliyor, bir yandan da gözyaşlarını akıtmaya devam ediyordu...
Göğüs emme
Altında sadece külot vardı, ama işemiş gibi sırılsıklamdı. Memelerimi bir daha öpüp yalamaya başlayarak daha aşağılara indi, göbeğime geldi, yalayıp içini dilledi, sonra diliyle aşağılara indi, şortumla boxerimi az indirdi. Herşeyi, tüm açlığını gidermek istercesine yavaş yavaş, ama her zerresinden tad alarak yapıyordu. Sikimin köküne ulaştı, oraları yaladı. Sonra şortumla boxerimi birlikte yavaş yavaş sikimin her açılan yerini yalayarak çıkarttı. En sonunda sikim fırlayarak tavanı göstermeye başladı. Zeliha şöyle bir doğruldu, arzu, beğeni ve şaşkınlık karışımı bir ifadeyle sikimin başını iki eli arasına alarak 4-5 saniye hayranlıkla baktı ve “Bu... bu... bu çok büyük ve çok güzelll! Altanınkinden iri! Hepsinden önemlisi dipdiri...” dedi. Sonra eğilip yavaşça öptü, yüzüne sürmeye, tapınırcasına sevmeye başladı. Dudaklarına, yüzüne sürüyor, oradan aşağı memelerine götürüyor, onlara sürüyor, bir birinin bir diğerinin ucuyla okşuyordu...
Sonra sikimi kaptı birden ve başını emmeye, “Mmmmm!” diye sesler çıkarmaya başladı. Eli de külotunun üzerinden amını okşuyordu. Yavaş yavaş derken daha da ilerledi ve ağzına sikimin tamamını aldı, başını ileri geri oynatarak vakumluyordu. Ben artık tahammülün son noktasındaydım, omzundan hafifçe ittim ve “Her an gelebilirim!” dedim. Ağzından çıkarmadı ve patla der gibi suratıma baktı. Ben de, “Ooohhh!” diye hırıltılı bir bağırmayla boşalttım tüm döllerimi ağzına. Ağzından hiç çıkartmadı, son titremelerime kadar hem emdi, hem yuttu. Öyleki sikim ağzında ileri geri girip çıkarken bir döl kırıntısı dahi görünmüyordu. Kasılmalarım en son bittikten sonra da 15-20 saniye daha emdi ve sikimi yalayarak ağzından çıkardı. Ama sikim halen sertti. “Ay inanmıyorum, halen taş gibi!” dedi. Ben de, “Canımm, çok süperdi, ama sen daha açsın, şimdi ben senin tatlını yalayayım hadi!” dedim. “Evetttt!” dedi, külotunu çekip attı ve hemen amını ağzıma dayadı. Dizleri geri kıvrık, kendi de geriye yaylanmış vaziyette amını ağzıma bastırıyor, ben de bu muhteşem etli amcığı somuruyordum...
Ball sucking
Zaten azmış olan Zeliha hemen kasılarak ve kasıklarıyla ağzıma kerkinerek, kısa kısa vuruşlarla, “Buuu, işte buuu!” diyerek boşalmaya başladı. Ağzım ve çenem amının suyuyla, bal kasesine daldırmış gibi sırılsıklam ve vıcık vıcık oldu. Kasılma ve titremeleri geçince Zeliha dudaklarıma yumuldu ve ağzımdaki bu en ballı sıvıyı, ağzımı emerek yaladı, yuttu ve “Ohhh, amımın tadı da çok güzelmiş!” dedi. Sonra yavaşça koluma, omzum hizasından yattı ve dinlenmeye koyuldu. Bu arada parmaklarının sırtıyla hafif hafif göğsüme, oradan sikime kadar sürterek okşuyordu. “Teşekkür ederim Ercan abiciğimmm! İnan iki yıldır yarak yüzü görmedim. Çaresiz ve bir daha olamayacağını öğrendikten sonra hep kendi kendimi tatmin ettim ve biliyor musun, tek objem hep sendin. Neden bilmiyorum ama, senden başkasını düşünmedim bile. Bu sabah bile sen içerde yatarken seni hayal edip, sağ elimin kutsal iki parmağıyla amımı parmaklayarak, sanki senin bu güzel sikinmiş gibi boşaldım. Ama inan hayallerimde bile sikin bu kadar büyük değildi!” dedi.
Ben de, “İnan ki Zeliha, sen ateşlenene kadar hiç böyle bir şey düşünmemiştim, bir anda oldu...” dedim. Göğsüme doğru hafif doğrularak, korkmuş, utanmış, kırgın ve hayal kırıklığı karışımıyla, hepsinden önemlisi yarım saat önceki o mahzun anlamla yüzüme bakarak, “Üzgün müsün, pişman mısın yoksa?” dedi. “Hayııır!” diye bağırdım, “Hayır, hayır! Sana yemin ederim, hiç bu kadar güzel seks yaşamamıştım!” dedim. Yüzüne bu kez memnun, mutlu ve muzaffer bir anlam yayıldı ve “Daha ne yaptık ki!” dedi. Başını aşağı eğip sikime baktı ve eline alarak, “Tanrım yaa inanamıyorum, hiç yumuşamadı bu!” dedi. Ben de elimi onun daracık amcığına attım. Amcığı çok güzeldi bu arada, tam sevdiğim türden, etli iç dudakları ve küçük parmağımın ilk boğumu kadar olan bızırı pespembe ve şişmiş dış dudakların arasından dışarıya fırlamış kabarmış ve sulu bir reçel kıvamındaki am suyuyla vıcık vıcık olmuştu. Daracık diyorum, çünkü bir parmağım bile zor sığıyordu neredeyse. Doğumunu sezeryanla yapmıştı zaten ve 2 yıldır da parmakları dışında hiçbir şey sokmamıştı bu amcığa...
Zeliha sikimi biraz yalayarak, “Bu güzel şeyi içimde istiyorum, hemen şimdi! Sen hiç birşeye karışma, o kadar açım ki, seni ben sikeceğim! Sen sadece aynen böyle yatmaya devam et!” dedi. Yavaşça yanımdan sıyrıldı, sağ bacağımın yanındaki sol bacağının üzerine yüklenerek sağ bacağını ata binecek gibi üzerimden aşırdı ve doğruldu, sikimi tuttu, alttan o etli, o ballanmış amının dudaklarına sikimin başını 10-15 saniye sürdü. Bu anda bile titriyor, “Offffff!” diye sesler çıkarıyordu. Sonra yavaş yavaş, milim milim sikime oturmaya başladı. Amcığı gerçekten çok sıkıydı, ama vıcık vıcık ballı olduğu için sımsıkı da olsa canını yakmadan muhteşem his uyandırarak giriyordu. “Offffff, bu çok kalııınnn!” diye bağırdıktan sonra, “Ama çok güzeeeelllll!” diye inledi. Tam dibine kadar oturunca, sikim amının rahim ağzı kısmına dokundu. “Offfff, bunu Altanda daha önce hiç hissetmemiştim! Aman Tanrım, ne muhteşem bir duygu buuu!” dedi ve 10-15 saniye öylece bekledi. Üstüme oturmuş, amı sikimi sımsıkı sarmış, elleri göğsümde dikilmiş vaziyette, amının kasları refleks olarak kasılıp gevşiyor nabız gibi atıyordu...
“Tanrım, sonsuza kadar sürsün buuu!” diye inledi, sonra hafif hafif inip çıkmaya başladı. Önceleri yavaş yavaş, sonra giderek tempoyu artırdı. Oturup kalkıyor, inlemeleri artıyor, bu arada göğüslerimde olan elleri istemsizce ama çok kuvvetle sıkıyordu. Oturup kalktıkça o muhteşem güzellikteki memeleri çok güzel salınımlarla sallanıyordu. Ben hiç hareket etmiyor, sadece memelerini sıkıyordum. Zeliha inleyerek kasıklarımı dövüyor, götünün kanatları taşaklarıma vurdukça şap şap sesler çıkıyordu. Biraz canım acıyordu, ama aldığım zevkten dolayı aldırmıyordum. Gittikçe hızlandı, çılgınlaştı, “Sik beni Ercan abi, sikk, nolur sik daha, siiikkk!” diye bağıra bağıra kasılmaya ve titremeye başladı, öylece göğsüme kapaklandı. Amı halen kasılıp duruyordu. Rahatlayana kadar 2 dakika kadar yattı öylece. Ben de bir yandan saçlarını, bir yandan hafif hafif sırtını ve kalçalarını okşuyordum...
Neden sonra Zeliha farketti sikimin içinde halen semsert durduğumu ve boşalmamış olduğumu. “Aman Tanrım, yaa bugün tüm mutsuzluğum sınırsız bir mutluluğa dönüştü, ama aynı zamanda şaşkınlıklar yaşıyorum, bu ne sendeki Ercan abi? Bu inmez mi hiç? Altanın performansı malum, ama hiçbir arkadaşımda böyle bir şey duymadım bile! Utandım şimdi, seni boşaltamadım!” dedi. “Yok, boşver. Biliyorsun ağzına çabuk geldim, ama boşalınca böyle oldu. Boşaltırsın merak etme... Hadi pozisyon değiştirelim!” dedim. Üstümden kalktığında amından çıkan sikim onun ballı sıvılarıyla bulaşmış ve parlaktı. “Domal!” dedim. “Olmaz, korkarım...” dedi. “Yok, götünü sikmeyeceğim, amından yine!” deyince diz dirsek pozisyonu aldı. Aman Tanrım böyle güzel kalçalar olmazdı. İnanılmaz güzellikte yuvarlaklardı ve arasındaki göt deliği anca bir kurşun kalemin ucu girecek kadardı. Zaten kıyamazdınız oraya sokmaya. Fakat domalmış pozisyonda arkadan fırlamış amının da görünüşü inanılmazdı...
Doggy Style
Sikimi elime aldım ve başını 8-10 kere amının dudakları arasında sürttüm. Yine ıhlamaya başlamıştı. Yavaşça yüklenmeye başladım. Yavaş yavaş girdi sikim amına ve kasıklarım tam kalçalarına yapıştı. “Offff! İşte buna bayılıyorum, o kalın damarlı yarağını amımın duvarlarının her milimetrekeresinde hissediyorum ve yine rahmime dayandı sikin. Ohhhhhh!” diye inledi. Yavaş yavaş girip çıkmaya başladım ve hep yavaş tempoda gir-çık yapmaya devam ettim. Zelihanın inlemeleri hızlanıp çığlıklara dönüştü yine, “Ooggghhhh, ırrgggghhh!” diye hırıltılı bir hal aldı, “Pompala erkeğimm, sikicimmmm, sikkk, sokkkk, hızlı pompalaaaaaa, sert vur bebeğim, vur vur vur...” diye bağırıyordu. O kadar azgınlaştı ki, hızlı vuruşlarım yetmedi, kendisi de götünü kasıklarıma vurmaya başladı. Amına girip çıkan sikimin çıkardığı vıck vıck sesleri, kasıklarıma ve taşaklarıma vuran kalça ve kasıklarının şap şap seslerine karışıyor, ikimizi de azdırıyordu...
Nerdeyse 20 dakika olmuştu. Ta ilk sikmeye başlayalı beri o bir kez boşalmış, ben daha boşalmamıştım, “Artık patlamak üzereyim, çıkacağım!” dedim. “Hayırrrr!” diye inledi histerik bir şekilde, “Sakın çıkmaaa, içime akıtt, umrumda değil hiçbir şey, boşal, patlat, tüm dölünü akıt içime!” dedi. “Hadi o zaman beraber olsun!” dedim. “Evettt beraber olacak, zaten ben geliyoruuuum!” derken, ben de artık dayanma noktamın sonuna gelmiştim, ben de hırıldayarak ve bağırarak patlattım. Zeliha kasılma ve histerik titremelerle yüzükoyun kapanmış ve “Iıııııghhhh!” diye bağırırken, ben amına doldurdum tüm döllerimi. İkimiz de son kasılmaları yaşarken ter içinde kalmıştık. Sık sık soluyarak öylece ben de kapaklandım üstüne. Zeliha altımda, “Tanrım yaaa böyle ölmek istiyorum!” diye inliyordu, sikim içinde yavaş yavaş küçülürken. Bu arada ben onun ensesine sırtına öpücükler yağdırıyor, o da benim ellerimi öpüyordu. Döllerim ve onun aşk sıvıları kanepeye akmış ufak bir gölcük olmuştu.
Yavaşça çıktım içinden, kalçalarına öpücük kondurdum. Zeliha döndü kanepede oturdu. Sikimi tutup, memnuniyetini gösteren öpücüğünü sikime konduruyor, “Teşekkür ederim, teşekkür ederim, teşekkür ederim!” diye inliyordu halen...

Karımla Telefonda Konuşurken Baldızım Sikimi Yalıyordu!


Karımla Telefonda Konuşurken Baldızım Sikimi Yalıyordu!
Her yaz olduğu gibi yine Almanyadan Türkiyeye izine gitmiştik. İki gün boyunca arabada yolculuk baya yoruyor insanı. Türkiyedeki evimize vardığımızda ilk gün sadece uyuduk. Eş dost sağ olsun ertesi günü hepsi hoşgeldine bizdelerdi, karşılıklı özlem gideriyoduk. Almanyadaki birikimlerimizle 5 katlı bir apartman yaptırmıştık. Bacanağım ve baldızım bizim alt dairede oturuyorlar. Baldızımın durumları iyi olmadığı için, hem evimize bakarlar, hemde sebeplensinler diye karım onları bizim alt daireye yerleştirdi. Onlardan kira almıyoruz tabi. Bacanağım asgari ücretle çalışan iyi bir insan, işinde gücünde birisidir, ama biraz da saftır. Baldızım ise 27 yaşında, bir çocuğu olmasına rağmen taş gibi hatun. Apartmanda altlı üstlü oturduğumuzdan baldız sürekli bizde olurdu. Yani baldızı sürekli görüyordum ve o taş gibi memelerine ve hele o kalçalarına çıldırıyordum.
Kaynanamlar ise köyde oturuyorlardı ve kaynanam biraz rahatsızdı. Karım, “Ben annemlere gideceğim, birkaç gün orda kalacağım.” dedi. Ben de gitmesem olmayacak, “Benim köyde canım sıkılıyor, ellerini öper dönerim.” dedim. Karım, “Sen de birkaç gün kal.” falan dediyse de, karımı köye bıraktım ve “Sen istediğin kadar kal, döneceğin zaman telefon açarsın, gelir seni alırım!” diyerek geri döndüm. O gece eski arkadaşlarla buluşup kafaları çektik, özlem giderdik. Eve sabaha doğru gelip yatmıştım. Öğleye doğruuyandığımda baldızım mutfakta bana kahvaltı hazırlamış, kalkmamı bekliyordu (baldızda bizim dairenin bir anahtarı var). Ben yaz kış hep şortla yatarım. Yataktan kalktım, şortla mutfağa gittim ve kahvaltıyı görünce, “Zahmet etmişsin baldız, eline sağlık. Ben bir duş alıp geliyorum hemen!” dedim. “Ne zahmeti enişte...” derken baldızın gözler benim kalkmış sikime kaymıştı. Sikimin kalkık olduğunu o anda unutmuşum. Sabahları hep öyle kalkık sikle uyanırım.
Hemen duşun altına girip, baldızı düşünerek bir posta 31 çektikten sonra duşumu alıp, temiz bir eşofmangiydim çıktım. Baldız çayımı doldurup karşıma oturdu. “Sağ ol baldızım! Çok güzel kahvaltı hazırlamışsın!” dedim. “Aman ne yaptım ki enişte, afiyet olsun!” dedi. Hem kahvaltı yapıyorum, çay içiyoruz, hemde havadan sudan konuşuyoruz. Derken konu bacanağımdan, çok çalışıp az para aldığından açılmıştı. Baldızım, “Ahh enişte ah, keşke durumu iyi birine gitseydim, kıt kanaat geçiniyoruz valla!” falan diye anlatıyordu. Ben de, “Kızım kendin istedin o herifle evlenmeyi, yoksa ben seni Almanyada bir arkadaşımla evlendirecektim!” dedim. Baldızın gözleri doldu, “Ne desen haklısın enişte, biliyorum bunu isteyen bendim, ama sevmiştim onu, ozaman bu durumların böyle olacağını bilemezdim!” dedi. Ben de, “Neyse, para sorununu takma kafana baldız, ablana söylerim her ay sana takviye para yollar!” dedim.
Baldız boynunu bükerek, “Ahh keşke sorun sadece para olsa enişte!” dedi. Merak etmiştim, “Başka ne sorununuz var?” dedim. Baldızım, “Boşver enişte...” falan dediyse de, ben anlatması için ısrar ettim. Baldız zorlanarak, biraz da utanarak, “Enişte nasıl anlatacağımı bilemiyorum, bacanağın öbür işi de artık yapamıyor. Ayda bir, iki ayda bir yaklaşıyor bana!” deyip hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Çok şaşırmıştım. Şaşkınlığımı attıktan sonra sandalyemi baldızın yanına çektim ve baldızımın kafasını omuzuma dayadım, “Tamam ağlama, kocan için elimden geleni yaparım, bakarız bir çaresine!” diye sakinleştiriyordum. Ama o an sikimin yavaş yavaş kalktığını hissetmeye başladım. Baldızın mis gibi kokusu burnumda, dipdiri vücudu bana değiyor ve bunlar sikimi taş gibi yapmaya yetiyordu. “Tamam baldız, ağlama artık canım!” dedim. Baldız yavaşça çekildi, ama çekilirken gözü sikimdeydi yine. “Ben çayları tazeleyeyim enişte...” diyerek kalktı. O arada ben de sikimi düzelttim.
Baldız çayları tazeleyip yine karşıma oturmuştu. Konuşmuyordu. Ben de içimden baldızı sikmek için bu fırsatı iyi değerlendirmem lazım diye geçiriyor, ama konuya nasıl gireceğimi bilmiyordum. Hemen bir girişimde bulunmazsam konu kapanacak ve fırsat kaçacaktı. “Yav baldız anlamıyorum, daha genç adam, neyi var ki bu herifin? Bir de lafa geldi mi, ondan iyi yapan yok o işi!” deyiverdim. Baldızım da, “Öyledir, lafla yapar her şeyi, ama icraat yok!” dedi. “Peki sen nasıl durabiliyorsun baldız? Valla ablanı iki gün yapmasam müthiş azar!” dedim. Baldız da, “Ne yapabilirim ki enişte? Mecbur kaderime razı olmaya çalışıyorum. Ben de dayanamıyorum, ama sokaktan geçen heriflerle yapıp orospu mu olayım? Ablam senle evlendiği için ne kadar şanslı! Keşke ablamın yerinde ben olasydım!” derken gözleri yeniden dolmuştu, ağlamaya başladı...
Yavaşça tekrar yanına sokuldum, “Ağlama canım, istersen seni...” dedim ve cümlenin gerisini getiremedim. O an yüzümün kızardığını hissediyordum. Baldız başını kaldırıp gözlerime bakarak, “Evet enişte, beni?” diyebildi. “İstersen eğer...” dedim, fakat takılmış kalmıştım ve cümleyi bir türlü tamamlayamıyordum. Ama baldız sikici bakışlarımdan ne demek istediğimi anlamıştı, “Nasıl istemem ki enişte? Tam üç ay oldu bacanağın elini sürmeyeli!” deyip birden dudaklarıma yapıştı. Başta ikimizde de korku ve çekingenlik vardı öpüşürken. Ama 4-5 dakika sonra baldızım deli gibi öpüyordu beni. Elimi baldızın memelerine attım, taş gibiydiler, karımın memelerinden daha dik, daha büyüktüler. “Off baldız of, nezamandır bunların hayaliyle avunuyordum!” deyip tişörtünü yukarı sıyırıp, memelerini sütyeninden çıkardım ve yalamaya, emmeye başladım. Baldızım da ellerini saçlarımın arasına geçirmiş, kafamı göğüslerine bastırırken, “Biliyormusun enişte, ben de bu anı düşünerek kaç kere kendimi elledim! Hayalimdin hep sen benim, hep seni arzulamıştım!” diye mırıldanarak inliyordu.
image                            image
Baldızımı kucakladığım gibi yatak odasına götürdüm. Baldızı yatağa bıraktım ve bir çırpıda soyunup, baldızımı da soyundurdum. Ben çırılçıplaktım, baldızımın üzerinde sadece siyah ve dar külotu kalmıştı. Yanına uzandım ve öpmeye başladım. Boynunu, boğazını, kulaklarını deli gibi yalıyordum. Baldız gözlerini kapamış, inleyerek kıvranıyordu yatakta. Baldızın omuzlarını öpüp yalayarak koltuk altına indim. Koltuk altı tertemizdi, yeni traşlı idi. Dilimi gezdiriyordum. Bu onu iyice delirtmişti, “Ohhhhhh!” sesleri yükselmeye başlamıştı. Baldızımın teni mis gibiydi, yeni duş aldığı belliydi. Koltuk altlarını dakikalarca yaladım kokladım, sonra yavaşça aşağı indim. Göbeğini de yalayıp külotunun kenarlarına indim. Etli baldırlarının içlerini iyice yalayarak, elimle de külotunu daraltıyordum. Külotunun kenarlarından amının da yeni traşlı olduğu belli oluyordu. Külotunu iyice daraltıp am dudaklarının arasına sıkıştırdım ve amdudaklarını yaladım. Sonra bir çırpıda çıkardım külotu. Baldızın amı karımın amına benziyordu, tertemizdi, kaymak gibi. Yumuldum hemen mis gibi amına. Tadı çok güzeldi, yaladıkça sulanıyor, sulandıkça baldızım deliriyordu. Dilimi amının içine sokunca baldızım titreyerek ve kasılarak ağzıma boşaldı. Yaladım yuttum tabi bütün am suyunu.
                               image
Baldızım, “Hadi artık gir içime enişte!” diyerek omuzlarımdan tutmuş beni üzerine çekmeye çalışıyordu. Ne yapsın kadıncağız, amı üç aydır yarak görmüyordu. “Tamam aşkım girecem, şunu iyice bir ıslat bakalım!” diyerek yarağımı baldızın ağzına verdim. Baldız resmen kemirircesine yalıyordu yarağımı. Ben de, “Ohhh! Yala aşkım, yala canım! Seni doyuracağım birazdan, bunu amına sokacağım!” diyordum. Baldızımın ağzı dolu olduğu için sadece, “Hı hıı!” diyebiliyordu.
Sikimi epeyce yaladıktan sonra, “Hadi ne olur gir içime artık, dayanamıyorum enişte, sik beni, doyur beni!” diyerek bıraktı sikimi. Aşağı kayarak usulca sikimi baldızın amına sokmaya başladım. Baldızın amı karımın amından çok daha dardı. Sikim amına girdikçe baldızım heyecandan ve zevkten dudaklarını ısırıyor, “Ohhhhhh!” diye inliyordu. Sonunda hepsi girmiş ve ufaktan git gel yapmaya başlamıştım. Baldızım, “Ohhhh işte buuu! Devamm enişte! Ne olur hızlı yap! Ölüyorumm, ohhhhh!” diye inliyordu... Hızlı hızlı pompalayıp, delice, hoyratça sikmeye, daha sert ve seri sokmaya başlamıştım. Baldızım zevkten bağırmamak için yastığı ağzına bastırıyordu. Daha sonra baldızımı domalttım, belinden tuttum, arkadanamına geçirip daha sert sikmeye başladım. Bu arada başparmağımla da göt deliğini okşuyordum. Götünün deliği tertemizdi, bir tek kıl dahi yoktu ve rengi mos mordu. Baldızım durmadan kasılıyor boşalıyor, fakat doymak bilmiyordu. Yavaş yavaş artık benden de boşalma sinyalleri geldiğinden, daha da hızlandım, deli gibi sokup çıkarıyordum baldızın amına. Tam boşalacağım sırada sikimi çıkarttım ve hırlayarak baldızın beline boşaldım.
Baldız, “Erkeğimmm benim, seni çok seviyorumm enişte!” diyordu. “Ben de seni çok seviyorum canım baldızım!” diyerek baldızın boynunu öptüm ve duşa girdim. Ben temizlenip çıktıktan sonra hemen baldız girdi duşa. Ben bornozla mutfakta çayımı ve sigaramı içerken baldız da duşunu alıp gelip yanıma oturdu, “Eniştemm benimm, bilsen nekadar mutluyum!” diye beni öptü. Ben de baldızı öperek, Ben de mutluyum canım benim! Umarım biraz iyi gelmişimdir sana?” dedim. Baldız, “İyi gelmek de ne enişte, evlendiğimden buyana hiç böyle mutlu olmamıştım!” diyerek bornozumun önünü açtı ve sikimle oynamaya başladı...
Tam o sırada cep telefonum çaldı. Arayan karımdı. Baldızıma sus işareti yaptım açtım telefonu. Karım, “Nasılsın kocacığım, napıyorsun? Kaldım köyde ama aklım sende, ne yeyip ne içiyorsun?” dedi. “Valla kalktığımda çay kahvaltı hazırdı, herhalde kardeşin hazırlamış gitmiş!” dedim. Karım, “Ooo görüyormusun sen, hadi yine iyisin baldızın sana kıyamamış, aferin kıza, düşünceli kardeşim benim!” diye sevincini ve memnuniyetini belli ediyordu. Bu arada ben baldızın ensesinden tutarak yüzünü sikime çektim, ağzına vermek istedim. Baldız önce telefondaki ablasından çekindi, ağzına almak istemedi, ama ben kafasını bastırınca aldı. Telefonu sesliye aldım, sikimi yalarken ablasını dinletiyordum. Sikim yine kalkmış, kazık gibi olmuştu. 
Karım, “Ne yapacaksın bugün? Bana bak, sakın karıya kıza gideyim deme, valla oyarım gelince!” dedi. Ben de, “Yok yaa nerden çıkarıyorsun, valla gitmem, sen gelene kadar evden adımımı atmam dışarıya!” dedim. Baldızım gülümsüyordu ben öyle deyince. Ben de baldıza göz kırparak karıma, “Hem ne işim var elin pis karılarında, evde sikilecek mis gibi am dururken!” dedim. Karım da, “Aynen öyle canım, sen uslu dur, ben gelince acısını çıkarırız!” dedi. Bilmiyordu ki, o an kardeşi kocasının sikini yalıyor :) “Hadi canım, sonra ararım!” diyerek kapadı telefonu.
Telefonu elimden bırakır bırakmaz baldızın bornozunu çıkardım, onu yatağa götürdüm ve baldızı sikime oturttum. Baldız kucağımda kıvırarak sikimi içine alıyordu...image

Anlayışlı Kaynanam Herşeyime Yardımcı Oluyor!


Anlayışlı Kaynanam Herşeyime Yardımcı Oluyor!
Merhabalar, ben İstanbul Ataşehir’den Kerem. Size kaynanamı nasıl becerdiğimi anlatmak istiyorum. Bundan 4 yıl önce üniversitede Meltem ile tanıştım. Ben üçüncü sınıftım, o ise birinci sınıftı, ortak bir iki dersimiz vardı. Zamanla ben Meltem’den etkilendim ve çıkmaya başladık. Bir yıl kadar sonra bir gün Meltem annesiyle tanıştırmak için beni evlerine davet etti. Meltem’in annesi ile babası 8 yıl önce boşanmışlar, bu yüzden sadece annesi ile tanışacaktım.
Evlerine gittiğimde, kendi annem gibi şişman, yaşlı bir anne beklerken, henüz 38 yaşında, sarışın, muhteşem bir fiziğe sahip, müstakbel kayınvalidem Pınar teyze ile tanıştım. Meltem’in güzelliği annesinden geliyordu, belli. Bu ziyaretten sonra beni sevmiş olacak ki, annesi sık sık davet etmeye başladı. Bazen de Meltem evde yalnızken beni çağırıyordu rahatça sevişmek için...
Bir gün Pınar teyze beni aradı ve konuşmak istediğini söyledi. Ben de, “Tamam, akşam Meltem’le gelirim!” dedim. Pınar teyze, “Olmaz, yalnız konuşmamız lazım, hemen gelebilir misin?” dedi. “Olur...” dedim, ama çok merak etmiştim ne konuşacak diye. O dönem çalışmıyordum, Meltem de okuldaydı. Hemen gittim. Pınar teyze beni içeri aldı, çok güzel gözüküyordu ve güzel bir kokusu vardı. Çay falan demlemişti. Ben heyecanla ve endişeyle ne konuşacağımızı merak ediyordum. Bana, “Kerem, Meltem’le ciddi bir ilişki düşünüyor musun?” dedi. Ben de, “Tabi ki Pınar teyze, kısmet olursa evlenmeyi planlıyorum ileride!” dedim. “Peki cinsel birliktelik yaşadınız mı?” dedi. Ben şok olmuştum. “Hayır!” diyebildim kekeleyerek. “Doğru söyle!” dedi. “Yemin ederim!” dedim. “Ama geçen hafta ben sizi gördüm!” dedi. Donup kaldım, “Nasıl, nerede?” diyebildim. “Burada, Meltem’in odasında! Ogün işim erken bitti, geldiğimde sizi Meltem’in odasında birlikte gördüm, yarı çıplaktınız!” dedi.
Doğru söylüyordu. Ne diyeceğimi bilemedim başta, “Pınar teyze özür dilerim, ama biz birlikte olmadık, yemin ederim sana, istersen Meltem’e de sorabilirsin!” dedim. “Neden yarı çıplaktınız o zaman?” dedi. “Yani birbirimize dokunduk sadece, ama bir birleşme olmadı, yemin ederim!” dedim. “Bak Kerem, sen kızımdan 4 yaş büyüksün, kızım bazı şeylere hazır olmayabilir. Daha onun için erken böyle şeyler, belki senin için de...” dedi, sonra bana yan yan baktı. “Biliyorum Pınar teyze! Onu incitecek bir şey yapmam, emin ol!” dedim. “Yani sakın ola zorlama onu. Bizim boşandığımız dönem zorlu bir süreçten geçti. O yüzden bazı konularda hassas olabilir. Seni de anlıyorum, hormonların bazı şeyleri istiyor olabilir, ama lütfen dikkatli ol!” dedi. “Olurum Pınar teyze, sen merak etme!” dedim. “Biz seni ailecek sevdik, her türlü sorununda, probleminde bana açılabilirsin!” dedi. “Olur, tabi ki!” dedim. “Hormonlarının seni yönlendirdiği dönemlerde Meltem’i zorlama olur mu? Cinsel bir birliktelik yaşamak istediğinde, bu işi yapan temiz bir kadın tanıyorum, istersen ona yönlendirebilirim seni!” dedi.
Çok şaşırmıştım, “Nasıl yani Pınar teyze?” dedim. “Bayağı işte, eskortluk yapan bir tanıdığım var. Onunla tanıştırabilirim seni istersen!” dedi. Kesin benim sadakatimi test ediyor diye düşündüm, “Olur mu öyle şey Pınar teyze, evlenene kadar kendime hakim olurum ben!” dedim. “Tamam, sen yine de düşünürsün oğlum, sonuçta erkeksin, bu da bir ihtiyaç!” dedi. O gün öyle ayrıldım ordan, böyle bir konuşmadan Meltem’in haberi yoktu ve olmamalıydı da.
Aradan bir hafta kadar geçtikten sonra yine beni akşam yemeğine davet ettiler. Gittim. Yemekten sonra Meltem bir ara tuvalete girince, Pınar teyze bana, “Teklifimi düşündün mü?” dedi. “Ne teklifi?” diyerek geçiştirmeye çalıştım. “İşte biliyorsun, haftaya Meltem yok, babasının yanına gidiyor İzmir’e!” dedi. “İlla beni biriyle birlikte olmaya zorluyorsun Pınar teyze!” dedim gülerek. “Oğlum ben seni aileden biri gibi görüyorum ve seni de düşünüyorum. Meltemin problemli olduğunu biliyorum, sana da yardımcı olmak istiyorum!” dedi. O sırada Meltem geldi konuyu kapattık.
Bu teklif geri çevirilir mi, çevirilmez mi diye düşünerek geçirdim iki günü. En sonunda Pınar teyzenin doğru söylediğini kabul etmek zorunda kaldım. Meltem bu konuda ileri gitmeme izin vermediği gibi, çok da kıskançtı. Yaklaşık bir senedir cinsel birliktelik yaşamamıştım bu yüzden ve durumum iyi değildi.
Sabah yatağımda, Pınar teyzeyi arayıp aramamayı düşünürken telefonun çaldı. Bir baktım Pınar teyze arıyordu. İnternet bankacılığı ile ilgili bir şeyler sordu, anlattım. Bir şeyler yapıp konuyu açmam gerekiyordu. Pınar teyze kelimeleri ağzımda gevelemeye başladığımı farkedince, “Teklifimle ilgili bir karar verdin mi?” dedi. “Pınar teyze yanlış anlamazsın umarım... Sanırım anlattıklarında haklısın. Meltem bu konuda hassas ve aynı zamanda da kıskanç. İki yıla yakındır bir birliktelik yaşamadım...” diye yalan söyledim. Oysa ki Meltem’le çıkarken iki kere eski bir kız arkadaşımla birlikte olmuştum. Ben öyle deyince, Pınar teyze, “Yapma yaaaa!” dedi uzatarak ve halime acır gibi, sonra da, “Tamam o zaman, ben ayarlıyorum o kadını, sen canını sıkma!” dedi, benim başka bir şey dememe fırsat vermeden kapadı telefonu.
Ben şaşkınlığı üzerimden atamadan 10 dakika sonra telefonum tekrar çaldı. Pınar teyze, “Ayarladım, bugün öğleden sonra ne yapıyorsun?” diye sordu. Saate baktım 11:30’du. Hemen duş alsam, etek traşı falan yarım saat sürerdi. En fazla bir saate hazır olurdum. “Saat 13:00 gibi müsait olurum Pınar teyze!” dedim. “Tamam, sen 13:30’da bizim evde ol” dedi ve telefonu kapattı. Bizim evde mi demişti, ben mi yanlış duymuştum? Elin eskortuyla kendi evinde mi buluşturacaktı beni anlamadım. Belki de oradan gönderecekti beni diye düşündüm.
Banyoya girip iyice temizlendim, güzelce giyindim, parfüm sürdüm ve yola düştüm. Saat 13:15’te oradaydım. Kapıyı Pınar teyze açtı. Yine çok güzeldi bugün. Altında siyah bir tayt, üzerinde kalçasını kapatmayan sarı bir tişört vardı. “Oooo erkencisin!” dedi. “Yollar fazla kalabalık değildi...” dedim. İçeri davet etti. “Bu hanımefendi buraya mı gelecek Pınar teyze?” dedim. “Aaa evet, biraz sonra burada olur!” dedi. Şaşırmıştım, ama başka da bir şey soramadım. Saat 13:30 oldu kimse gelmedi. 13:45 oldu, halen kimse yok. Pınar teyze de sürekli bir şeylerle uğraşıyordu. En son saat 14:00 olunca, “Gecikti sanırım bu bayan?” diyebildim. “Dur bir arayayım Şule’yi!” dedi telefonunu aldı öbür odaya gitti. Telefonda kouşurken duyabiliyordum, “Nerde kaldın?” falan diyordu.
Telefon görüşmesini bitirip yanıma geldi ve “Gelecekmiş yarım saate kalmadan!” dedi. Sabırsızlıkla beklemeye başladım. Ama saat 14:30 oldu ve halen kimse gelmeyince, “Pınar teyze ben umudu kestim, gelmeyecek bu hatun!” dedim. Öbür odaya gitti tekrar aradı. İçeriden bu sefer sesi daha yüksek geliyordu, “Neden, ne oldu?” falan diye soruyordu. Bir aksilik olduğunu anladım. İçeri gelince, “Gelmeyecek değil mi?” dedim. “Yaa kusura bakma Keremciğim. Acil bir işi çıkmış, gelemeyecekmiş, tüh yaaa!” dedi.
Moralim gerçekten bozulmuştu. Bunu anlamış olacak ki, “Ya üzüldün değil mi Kerem, o kadar da hazırlandın!” dedi. “Evet ama ne yapalım... Neyse ben kalkayım o zaman!” diyebildim umutsuzca. “Dur bir dakika, sana bir söz verdim, tutacağım. Benim yüzümden bu duruma düştün, lütfen biraz daha oturur musun?” dedi. Başka birini arayacak herhalde diye düşünerek, “İyi peki!” dedim, içimden de (Bu kadar hazırlık boşa gitmesin!) diye geçirdim. Pınar teyze yine öbür odaya gitti. Ama busefer kapıyı kapatmıştı, birşey duyamıyordum.
Televizyondaki programa dalmıştım ki, birden gözlerimin önünü karardı. Birisi gözlerimi eşarp gibi birşeyle bağlıyordu. “Ne oluyor?” dememe kalmadan, “Şşşşttt!” diye bir ses omuzlarıma yüklendi, sonra kulağıma, “Kendini sal, seni rahatlatacak kadın geldi!” dedi ve beni sırtüstü yatırdı. Pınar teyzeydi bu konuşan. Ne zaman gelmişti diğer kadın, dışkapının sesini bile duymamıştım. Sonra yüzüme yumuşak birşey yaklaştı, burnuma ve ağzıma sürtünüyordu. Bu sürtünmeden dolayı gözümdeki eşarp açılmıştı. Aman Tanrım! Jartiyerli ve tangalı bir göt yüzüme sürtünüyordu. Dilimi göte ve küloda sürtmeye başladım. Bu arada kadın iyice yüzüme oturmuştu, pantolonumun kemerini ve fermuarımı çözüyordu. Pantolonumu boxerımla birlikte sıyırdı. Yarağım istemdışı olarak sertleşmişti. Kadın yüzüme amını bastırırken biryandan da yarağımı emmeye başladı. O kadar güzel bir duyguydu ki, sanki iliklerimi çekiyordu.
Kaynana damat sikiş
Zevk sarhoşu bir şekilde kafamı bacak arasından çıkarıp yarağıma bu güzel muameleyi yapan kadına baktığımda hayatımın en büyük şokunu geçirdim: Pınar teyzeydi bana sakso çeken kadın. “Pınar teyzeee!” diyebildim. Pınar teyze, “Şşşşşttt... Rahat ol, kendini bana bırak!” dedi ve yarağımı tekrar ağzına aldı. “Olmaz Pınar teyze!” diyerek kendimi çektim ve doğruldum, koltuğa oturdum. “Ne oldu Kerem?” dedi. “Olmaz yapamam!” dedim. “Neden? İhtiyacın vardı işte, ben de ihtiyacını gideriyorum!” dedi. “Ben böyle düşünmemiştim!” dedim. “Ne olmuş yani, ayarladığım kız gelseydi rahat rahat düzecektin onu ama!” dedi. “Ama sen benim kayınvalidem sayılırsın!” dedim. “Bana bak!” dedi kızgın bir sesle, “Senin ihtiyacın oluyor da benim olamaz mı, ne kadar egoistsin!” dedi bağırarak.
Bana bağırırken şöyle bir süzdüm Pınar teyzeyi, en son becerdiğim kızdan çok çok daha güzeldi. Muhteşem bir kalça, göğüsler dik, siyah bir jartiyer, üzerinde dantelli bir sütyen içinde bir afetti Pınar teyze. Bunları düşünürken inen aletim tekrar dikeldi. “Tamam, pes!” dedim. Bana tekrar yaklaştı, bacaklarımın arasına diz çöktü ve “Farzet ki ben Şule’yim!” dedi. “Hmmm... Neden gelmedi Şule peki?” dedim yarağımı tekrar ağzına alırken. Bir iki yalamadan sonra yarağımı ağzından çıkardı ve “Şule diye biri yoktu zaten!” dedi ve gözlerimin içine bakarak yarağımı tekrar emmeye devam etti. Müstakbel kayınvalidemin kurnazlığı karşısında şaşırmıştım, “Neden böyle bir oyuna giriştin?” diye sordum. “Benim de 8 yıldır kimseyle birlikte olduğum yok, birbirimize yardımcı oluyoruz diye düşün!” dedi ve yarağıma tükürerek emmeye devam etti. Müthiş zevk alıyordum.
Cock sucking
Sonra yarağımı emmeyi bırakıp ayağa kalktı, külodunu çıkardı, yarağımı sıvazlayarak kucağıma çıktı ve hızlıca yarağımın üzerine oturdu, iki hamlede yerleştirdi amının içine. Sımsıcak, ıslak ve dardı deliği. Köküne kadar girince derinden bir 'Ooaaawww!' çekti ve oturup kalkmaya başladı. Yavaş yavaş oturup kalkmaları hızlandıkça hızlanıyordu. Ama çok fazla sürmeden ikimiz de aynı anda inleyerek boşaldık. Döllerim amına fışkırırken birbirimize kenetlenmiştik. Birkaç dakika o şekilde kaldık, yarağım amının içinde halen kalp gibi atıyordu...
Kucağımdan inip tekrar yarağımı yalamaya başladı. Amdan sikişmiştik, fakat benim aklım götünde kalmıştı. Kalkıp önümde domalttım müstakbel kayınvalidemi. Tıpkı benim gibi o da her yerini temizlemişti, amında ve götünde kıl tüy birşey yoktu. Götünün yanaklarını ayırıp göt deliğini koklayıp öptüm. Mis gibi kokuyordu. Yalamaya başladım. Göt deliğine dilimi sokabildiğim kadar sokup çıkarıyordum. “Ohhh Keremmm, harikasınnnn! Ohhhh, çokkk güzelll, mmmhhh!” diye inliyordu. Sonra doğrulup yarağımı göt deliğine dayadım. “Ohhh, evet, arkama gir erkeğimmm, ohhh!” dedi. Yavaşça götünün içine kaydırdım tükürüklediğim sikimi. Göt deliği amından çok daha da dardı. Tamamı içine girince bu sefer ben, “Ohhhh, Pınar teyzeee, göt deliğin çok güzel!” dedim. “Pınar teyze değil, Pınar de bana artık erkeğimmmm, becer beni arkamdan, kadının yap!” diye inlemeye başladı ben yavaş yavaş götüne girip çıkarken. 
sex
Az sonra hareketlerimi hızlandırdım. Göt deliği alışmıştı iyice. Götünden tamamen çıkıp tekrar köküne kadar giriyordum. Durmadan da tükürüklüyordum. “Ohh Pınarrr... Muhteşemsin, hiç böyle harika bir göt sikmemiştim!” dedim. Biraz önce amına boşaldığım için ikinciyi boşalmam uzun sürecekti. Rahat bir yarım saat siktim götünü. Boşalacağımı anlayınca, “Gelmek üzereyim Pınar!” dedim. Hemen önümden çekildi ve bana döndü, yarağımı ağzına aldı tekrar. İğrenmemesine şaşırmıştım, demek ki bu kadar azmıştı. Sikimi emiyordu yine. “Geliyorum!” dedim uyarma amaçlı, ama emmeye devam etti, gözlerini kapatıp açarak ağzına boşalmama onay verdi. Az sonra öyle bir boşaldım ki, hayatımda hiç böyle boşaldığımı hatırlamıyorum. Döllerim ağzının kenarından taştı...
Sonra birlikte banyoya girdik, duş alıp çıktık. Beni duvara dayadı ve “Sabaha kadar beni sikmeni istiyorum Kerem. Şuleyi sikmek için neler planladıysan kafanda, aynısını bende uygulayabilirsin, herşey serbest erkeğim!” dedi, önüme çömelip yarağımı emmeye başladı. Ben bunu duyunca iyice aşka geldim, kazık gibi olmuştu yarağım tekrar. Ayağa kaldırıp, ben ayaktayken kucağıma aldım Pınar teyzeyi ve sikime oturttum. O da ensemden tutunup sikimin üzerinde zıplamaya başladı. “Seni her pozisyonda sikeceğim Pınar!” dedim. “Sik aslanım, orospun yap beni!” dedi. Kucağımda biraz daha zıplattıktan sonra salonun ortasındaki masaya domalttım, götüne girdim tekrar. Pınar teyzenin inlemeleri artmıştı. Ben arkadan götüne koydukça memeleri ileri geri sallanıyordu. Terlemiştik. Ben vurdukça 'Şap, şap, şap!' ses çıkıyordu götünden.
Sonra tekrar kucakladım ve mutfağa götürüp mutfak tezgahına oturttum. Amını uzun uzun yaladıktan sonra amına girdim bu sefer yine. Biraz öyle amını siktikten sonra, tezgahtan indirdim. Dönderip tezgaha domalatacakken, "Hadi beni yakala!" diyerek mutfaktan kaçtı, kayboldu. “Nereye kaçtın bebeğim?” diye peşinden gittim. Odalara bakarken Meltem’in odasında buldum, Meltem’in yatağında domalmış beni bekliyordu. Hemen geçtim arkasına ve götüne yerleştirdim. Sevgilimin yatağında annesini sikiyordum. Meltem görse ikimizi de affetmezdi ömür boyu.
O kadar sert sikmeye başladım ki, artık çığlık atmaya başladı Pınar teyze. Bir amına, bir götüne sokuyordum. Az sonra “Geliyorum!” diye uyardım yine. “İçime boşal Kerem, hepsini içime istiyorum!” dedi inleyerek. Ellerini belinde kelepçe yapıp yüzünü yatağa dayamasını sağladım. Göt deliğine vura vura saçında çekerek içine akıttım bütün döllerimi tekrar. Çok yorulmuştuk, bir süre ara verip dinlendik. Ama o gece üç posta daha siktim müstakbel kayınvalidemi.
sikiş
Bu olaydan sonra artık iki günde bir gidip Pınar teyzeyi sikmeye başladım. Meltem okulda olduğu her gün, gidip annesini amından götünden sikiyordum. Daha sonra Meltem’le evlendik. Evlenmemize rağmen kayınvalidemle sikişmekten vazgeçemedim. Onun götünden vazgeçemiyorum bir türlü. O da her fırsatta kendine çaktırmak istiyor, sık sık bize geliyor. Her fırsatını bulduğumda kaynanamı sikiyorum. Zaten Meltem’in cinsel korkuları var, fazla sikip daha da korkutmak istemiyorum onu. Ne de olsa anasını doya doya sikiyorum!

İlk Deneyimim kız arkadaşımın Babasıyla Götten Oldu!

Ben Banu, 1.80 boyunda, esmer, kendince güzel sayılacak, etrafımdakilerin söylediklerine göre manken gibi bir kızım. Ben, Tekirdağın deniz kenarına yakın bir sitede çalışan, 10 sene önce buraya çalışmak için gelmiş bir ailenin ortanca kızıyım. Ailem köy kökenli tutucu bir aile olduğu için, buralardaki kızlara göre daha kısıtlı gezer, giyinirdim. Babam sitenin kalorifer işi gibi teknik işleriyle ilgilenir, annem ise ev işlerine gider. Ablam 23 yaşında ve evli. Bir de bu sene Üniversiteyi kazanıp giden erkek kardeşim var. Burdaki seks hikayelerini okumaya başlamam, İstanbuldan tatile gelen, çok iyi anlaştığım kız arkadaşım Ebrunun tavsiyesi ve ısrarıyla oldu.
Ben liseyi bitirince okumamıştım. Evde kalıp anneme ve babama yardım ediyordum. Yazın Ebru tatile gelir, Tekirdağda okullar açılıncaya kadar kalıp, daha sonra İstanbula dönerdi. Ebru, ailesinin durumu çok iyi olduğundan ve evin biricik kızı olduğundan çok rahat davranan biriydi. Sadece yazları görüşsek te, Ebru benim çok iyi anlaştığım tek arkadaşımdı. Bu yazın da yine geldi. Ebruyla olunca, ailem benim gezmeye ve denize gitmeme daha rahat izin verirdi. Deniz kenarında yaşamamıza rağmen pek denize girdiğim yoktu, sadece ablam bize geldiğinde ailece gidersek, yada Ebru ile babası babamdan izin aldığında gidiyordum.
Yine yazın sonuydu. Ebru, ailesinin geri döneceğini, ama kendisinin bir 10 gün daha (okullar açılıncaya kadar) kalacağını söyledi. Haftasonu bir akrabasının yazlığına Cumadan gidip Pazartesi döneceklerini, benim de gelmemi istedi. Ben de ailemin izin vermeyeceğini, sadece babasının babamdan izin alırsa gelebileceğimi söyledim. Ebru da babasından rica etti. Ebrunun babası (Mustafa abi) 45 yaşında, atletik, uzun boylu ve karizmatik biriydi. Babamla da araları iyi olduğundan, babama ısrarı sonucu bana izin aldı. Cuma sabahı, ben, Ebru, Mustafa abi ve eşi Gülçin teyze ile, kalacağımız akrabalarının yanına gittik. Gittiğimiz yazlık Ebrunun teyzenin yazlığıydı. Ebrunun teyzesi, eniştesi ve oğlu Kaan bizi sıcak bir şekilde karşıladılar ve yazlığa yerleştik.
Öğle yemeğimizi yedikten sonra denize gitmeye hazırlanırken İstanbuldan bir telefon geldi. Ebrunun anneannesi rahatsızlanmış, hastaneye kaldırmışlar. Bu haber üzerine tüm aile tatili kesip İstanbula dönecekken, Ebrunun annesi eşine, “Mustafa sen çocuklarla kal, biz eniştem ve ablamla gider gerekeni yaparız.” dedi. Diğerleri de onayladı. Dolayısıyla ben, Ebru, teyzesinin oğlu Kaan ve Ebrunun babası Mustafa abi kaldık. Onları yolcu ettikten sonra biz de zaten deniz hazırlığımızı yapmıştık, denize gittik...
Ebru, Kaan ve ben denize girerken, Mustafa abi deniz kenarında güneşleniyordu. Deniz içinde Ebru ile Kaan bir hayli birbiriyle şakalaşıp el kol harektleri yapıyorlardı. Bense biraz tutuk ve çekingendim, onların biraz uzağında yüzüyordum. Bir ara dikkatimi çeken ilginç birşey oldu, Kaan Ebrunun göğüs ve kalçalarını elliyor, Ebru ise Kaana babasının görebileceğini, rahat durmasını söylüyordu. Bir hayli geçmişti ki bensıkılmış kenara çıkmıştım. Mustafa abinin yanına selam verip uzandım. Mustafa abi mayo ileydi ve önündeki kabartı çok belli oluyordu, biran oraya gözüm takılmıştı. Mustafa abi gülerek, “Hayırdır Banu durgunsun, neden yüzmüyorsun?” dedi. Ben sadece, “Şeyy... ben denize girmeyi pek sevmem, sizin hatrınız için geldim.” dedim. Mustafa abi, “Sağol, bizi kırmadığın için teşekkür ederim.” dedi...
Neler yaptığımı, nasıl zaman geçirdiğimi sormaya başlamıştı ki, konu döndü dolaştı, erkek arkadaşım olup almadığına geldi. Bugüne kadar sadece Lisede bir kez olduğunu, bir de bizim sitede çalışan birinin sürekli benle arkadaş olmak istediğini, ama babamdan korktuğum için bunu kabul etmediğimi anlattım. O sırada yanımıza Ebru ve Kaan geldi, büfeye gidip birşeyler alacaklarını söyleyip izin istediler. Babası da izin verdi, bize de dondurma ve su almalarını istedi. Onlar gittiler, biz halen oturuyor, sohbet ediyorduk. Akşam üzeri olmuştu sahilde çok kimse de kalmamıştı. Bir ara ben, “Mustafa abi ben de gidip Ebruya bakayım.” dedim. “Tabiki!” dedi...
Ben büfeye giderken elbise değişim kabinlerinin arkasında öpüşen kişileri fark ettim. Biraz daha yaklaşınca bunların Ebru ile Kaan olduğunu gördüm, adeta kendilerinden geçmişlerdi, birbirlerini yiyecekmiş gibi dudakları yapışmış, Kaan Ebrunun kalçalarını okşuyordu. Şok olmuştum. Gerçi Ebruyu erkeklerle bu şekilde ilk görüşüm değildi. Ebru çok rahat bir kızdı ve onun için böyle işler normaldi. tumblr_myvr1u4m9i1sr8ycso1_500Ama bu başkaydı, Kaan teyzesinin oğluydu. Bir süre onları izledim, onlar beni farketmemişti. Biraz daha yiyişip toparlandılar, yola çıkıp büfeye gideceklerken, ben arkalarından seslendim. Bana bir arkadaşlarını gördüklerini, biraz onunla sohbet ettiklerini, daha büfeye yeni gideceklerini söylediler. Ebru, istersem benim de büfeye gelebileceğimi söyledi. Ama ben babasının yanına döneceğimi söyleyip, geri döndüm. Onlara maydonoz olmak istemiyordum...
Ben tam babasının yanına vardığımda, babası yazlığa dönüp şirket ile bir işi olduğunu, onu internetten halledeceğini, istersem benim Ebruları bekleyip onlarla dönebileceğimi söyledi. Ben de yazlığa dönmek istediğimi, sıkıldığımı söyledim. “Tabi, gel!” dedi. Ebruyu da arayıp, bizim yazlığa döneceğimizi, kendilerinin de işleri bitince yazlığa gelmelerini söyledi...
Yazlığa gittik. Mustafa abi bilgisayarın başına geçti. Ben de banyoya girip bir duş almayı geçiriyordum aklımdam. Odama girip havlumu bırakıp, duştan sonra üzerime giyeceğim elbiselerimi hazırladıktan sonra üzerimdeki mayo ile banyonun yolunu tuttum. Mustafa abiyi bilgisayarın başında zannederek üzerimdeki mayonun askılarını indirip banyoya girdiğimde şok olmuştum. Mustafa abi çırılçıplak banyodaydı ve duşagirmek üzereydi. Plajda mayosuyla gördüğüm kabarık önü, bu defa herşeyiyle karşımdaydı. Ben şaşkınlıkla kocaman yarağına bakarken, o da elimle kapatmaya çalıştığım göğüslerime bakıyordu. Şaşkınlığım geçtikten sonra, “Şeyy, ben sizi bilgisayarın başında sanmıştım, özür dilerim...” derken, Mustafa abi yanıma yaklaştı ve çok güzel olduğumu, gelmemi istedi. Donup kalmıştım adeta. İlk kez böyle birşeyle karşı karşıyaydım. Daha önce çevremde sadece Ebruyu erkeklerle ve bir kez de ablamı eniştemle sevişirken gören ben, ilkkez canlı yarak görüyordum...
Ellerim halen göğüslerimdeydi. Mustafa abi istersem dokunabileceğimi söyledi. Ben ise halen kendime gelememiştim ve o şaşkınlıkla, “Şeyy, ilk ilk kez görüyorum...” dedim. Mustafa abi dudaklarıma yapıştı ve öpmeye başladı. Bugün gördüklerimin tesiriyle karşılık bile veremedim. Üstelik çok hoşuma gitmişti, ilk kez bir erkek tarafından öpülüyordum.tumblr_inline_muz68qTXij1rr6ht5Mustafa abi beni kendine çekti, rahat olmamı, beni çok güzel bulduğunu, beni istediğini söylerken, halen beni öpüyor, elleri ile göğüslerimi kalçalarımı sıkıyordu. Ben ise birşey yapamıyor, karşılık dahivermiyordum, ama hoşuma gidiyordu. Beni iyice saran Mustafa abi üzerimdeki mayoyu aşağı çekerek beni çıplak bıraktı, elimden tutarak elimi yarağına götürdü. Yarağı büyük ve kalındı. Nedense o an aklıma seks hikayelerinde okuduğum kalın yaraklar geldi...
Yarağı elimdeydi, okşamamı istedi, ben ise sadece avuçladım. O ileri geri yapıp, kalçalarımı ve amımı okşuyor, göğüslerimi sıkıp, dudaklarımı öpüyor, beni iyice zevk sarhoşu yapıyordu.tumblr_inline_muz6c3RGbN1rr6ht5Okadar zevk almaya başladım ki, amımın sulandığını hissettim. Ben de karşılık vererek, elimdeki yarağını sıkıp, dudaklarına yapıştım. Acemice öpüşmem onun daha hoşuna gitmişti. Beni tekrar sarıp, boynumu yalıyor, göğüslerimi ısırıyordu. Beni omuzlarımdan aşağı ittirerek önünde diz çökmemi sağladı, “Yala!” dedi. Ben isedaha önnce hiç yapmadığımı, nasıl olduğunu bilmediğimi söyledim. Yarağını ağzıma götürmek istedi, ama ben ağzımı kaçırınca, beni ayağa kaldırdı, kendisi önümde diz çökerek amıma yumuldu. Amımı çok hızlı yalıyor, adeta beni çıldırtıyordu. Bu arada parmakları ile de götümün deliğini zorluyordu...
Ben artık iyice kendimden geçmiştim. Hayatımda ilk kez, üstelik babam yaşında biri ile sevişiyordum. Mustafa abi çok iyi sevişiyordu, fakat götüme soktuğu parmağı canımı acıtıyordu. Biran, “Ayyy!” diyerek irkildim. “Ne oldu, canın mı yandı aşkım?” diyerek kibarca sordu. “Mustafa abi ben ilk kez böyle birşey yaşıyorum, bence bu yaptığımız çok yanlış!” diye itiraz etmek istedim. Ama o, “Bana abi deme, aşkım de! Herşeyin bir ilki vardır, merak etme güzel olacak!” diyerek yine beni önünde diz çökertti. Yarağını ağzımavermek istiyordu, ama ben alamıyordum, kalındı ağzıma girmiyordu. “Öp onu, yala!” dedi. Tam öperek yalamaya başlamıştım ki, saçlarımı çekti. Can acısıyla ağzımı açmam ve okalın yarağın ağzıma girmesi bir oldu. Ağzım yırtılacak gibi, kusacak gibi oluyordum. Ama Mustafa abi çıkarmama izin vermiyor, başımdan tutarak adeta ağzımdan sikiyordu beni. tumblr_inline_n0cb8uY4Pt1rr6ht5Ben bu arada birkez daha ıslanmıştım. Mustafa abi de fazla dayanamayıp ağzıma boşalmaya başladı. Çok kötü bir tadı vardı, hemde çok geliyordu. Boğulacak gibi oldum. Zorla çıkarmıştım ki ağzımdan, çıkarmamla lavaboya kusmaya başlamam bir oldu...
Ben lavobaya dönmüş kusarken, Mustafa abi arkadan kalçalarımı ve amımı yalıyor, parmağını amıma sokuyordu. Ben halen kendime gelememiştim, fakat o anda tek düşündüğüm şey kızlığımdı. Ona bakire olduğumu, kızlığıma zarar vermemesini istedim. Mustafa abi de bunun üzerine amımı parmaklamayı bırakıp, parmağını götüme sokmaya başladı. Canım acıyordu, ama Mustafa abi çok iyi biliyordu işini, bana zevk te veriyordu. Ben önünde domalmış durur halde lavaboda ağzımı yıkarken, o ise parmağını götümde ileri geri yaparak sırtımı yalıyordu. tumblr_inline_n5s1c0WRCT1rr6ht5İyice çıldırmıştım ve kendimi daha da ona teslim etmiştim. O da bunu anlayınca yarağını götüme sokmaya çalıştı. Yarağını götümün deliğinde iyice hissettim, fakat kalındı ve girmiyordu. Aslında korkuyordum da, istiyordum da...
Bana, “Böyle kal!” diyerek, banyo dolabından losyon aldı, bolca yarağına ve götüme sürdü. Ben olacakları beklerken yine yarağını götüme zorladı. Yine girmiyordu. “Kendini rahat bırak, sıkma!” diyerek, lavobayo doğru dahada domalmamı istedi. Dediklerini yaptım, yeniden zorladı. Birden içimde tarif edilemeyecek acı hissetim, beynimde şimşekler çakıyordu. “Çıkarrr!” diye bağırıyordum, fakat kaçamıyordum çünkü kafam lavabonun altındaki duvara dayanmış, Mustafa abi de beni sıkıca kavramıştı. tumblr_n4h8ogBLnQ1txo69co1_500O kocaman yarak götümde yavaş yavaş ilerlerken, ben ise artık acıya dayanamıyordum ve ağlıyordum. Elim ayağım kesilmişti. O ise hala götüme sokmaya devam edip, “Geçti aşkım, girdi, az kaldı!” diyordu. Kasıklarını kalçalarımda hissetiğimde acıdan kendimden geçmiş ve bayılmışım...
Ayılıp kendime geldiğimde yatak odasındaydık, yüzüstü yatıyordum. Mustafa abi kasıklarımın altına yastık koyup beni domaltmış, arkamda götümü sikiyordu. Bende hal kalmamıştı, o ise sürekli abanıyor, sırtımı ensemi öpüyor, götümü sikmeye devam ediyordu. 15-20 dakikadır sikmesine rağmen boşalmamıştı. Garip tarafı, bu iş bana acının yanında zevk te veriyordu. O zevkle ben de kalçalarımı ona itiyor karşılık veriyordum. tumblr_n4f9naTcPN1txo69co1_500Mustafa abi müthiş bir tecrübeyle sikiyordu götümü. O kalın büyük yarağın içimde olduğuna ve götüme nasıl alabildiğime halen inanamıyordum. Her tarafım uyuşmuş ve götümün deliğini hissetmiyordum.Artık bende hal kalmamıştı, “Mustafa abi boşalll!” diye yalvarmaya başladım. İyice hızlanmıştı. Ben zevk ve acıdan yatağı dişliyordum. Sonunda acaip bir hırıltı ile götüme boşaldı...
Yarağını götümden çıkarıp, yarağını çarşafa sildi. Bana iltifatlar ediyor, “Seni çok seviyorum aşkım, karıcığım!” diyor, omuzlarımı, sırtımı, belimi, götümün yanaklarını öpüyordu. Ben halen o acı veşaşkınlıkla, şok bir halde yatakta yüzüstü yatıyordum, sesim çıkmıyordu. Derken alt kattan sesler duyuldu, kesin Ebru ile Kaan gelmişlerdi. Mustafa abi mayosunu giyip bilgisayarın başına giderken, ben de dölden sırılsıklam olmuş çarşafı alıp banyoya koştum...İlk Deneyimim kız arkadaşımın Babasıyla Götten Oldu!